Odalarda Işıksızım

Şimdi, eğriye eğri, doğruya doğru; bir kişi daha 90’larda çocuk olmak ne güzeldi derse hem düşüp bayılacağım hem de kafamı yere çarpmadan önceki  son bir kaç saniye kendisine bir nebze hak verir gibi olacağım. Bu modası geçmiş konu 2019 başında soğuk bir ocak ayının rüzgarlı bir pazar günü nereden mi aklıma geldi? Çünkü bugün Kayahan…

Annemin Ayakları

Annem bir gece rüyasında anneannesini görmüş. Çöl gibi bir yerde, kızgın güneşin altında bir sürü insan varmış; herkes sessizlik içinde ayakta dikiliyor, ileride ağaçların arasında duran masmavi bir su birintisine bakıyormuş, vaha gibi bir şey. Müthiş bir sessizlik, mahşeri bir kalabalık. Annemin anneannesi o kadar insanın içinde anneme görünüvermiş. Şöyle bir göz göze gelmişler. “Yaşıyor…

Özlemin Beş Boyutu

Aylardır bitmek bilmeyen bir koşturmacanın içindeyim. Dünya mı Güneş’in etrafında dönüyor, Güneş mi Dünya’nın diye sorsalar durup düşünecek, ‘Yok kardeş, dönen şey benim başım sanki’ diyecek haldeyim. Geçici bir dönem olduğunu bilmesem boğulur gibi olurdum belki ama biteceğini bilmek insana sükunet, hatta biraz da tuhaf bir haz veriyor. Önüme gelen her şeye ilk kez görüyormuş…

Hikaye Kimin?

Sana anlatacağım hikaye aslında böyle değildi. Beynimde patlamış bir tomurcuk gibi küçücük, gizemliydi; kendini değil senden benden, kendisinden bile saklayacak kadar tamdı. Ona ‘benim hikayem’ diyebilmem için zaman gerekiyordu; beyin zarımda yaprak yaprak yeşermesi, içime kök salması lazımdı. Kısacası gözlerini gözlerimden çekmeyen sessiz bir bebek gibiydi, ve hatta sessiz bir cenin; onu hafızamın yüzeyinde tutmak…